Bugun...
Akıl Vicdan İlişkisi Üzerine

Bülent IŞIK Felsefeye dair
gizemleo@gmail.com
facebook-paylas
 


Denilir ki, metafizik içerikli çoğu olguların akılla kavranması olanaksızdır, bu tür gayba dair olgular ancak imanla kavranabilir. Aklın her olguyu zaman ve uzam içerisinde kavrayabileceğini, bunun dışına çıkan olgulara diyebileceği bir şeyinin olabileceğini düşünmenin yersiz olduğuna vurgu yapılır. Bu tip kavrayış biçimini Kant gibi felsefi sistem kurucusu büyük filozofların seslendirdiğini bildiğimiz gibi İslam kültürü içerisinde de önemli düşünürlerin benzer görüşte olduklarını biliyoruz. İman-akıl ilişkisine girmek adına muhtelif iman tanımları içinden St. Augustine'in tanımlamasını burada kullanmayı uygun görüyorum.

St. Agustine'e göre " İman görünmeyene inançtır, mükafatı ise görünmeyeni görmektir.’’ Burada önemli olan soru şudur: Akıl yoluyla ulaşılmamış bir iman tanımlaması yapmak mümkün müdür? İman akıldan bağımsız mıdır ? Rasyonalistler akla aşırı vurgu yaparken iman merkezli açıklamalara ağırlık verenler ise imanı yüceltmişlerdir. Bu iki kavramın birbiriyle hiç ilişkisi yokmuş gibi düşünülmüştür.

Akıl, kendisinin bizzat kavrayış sınırlarının olabileceğini kendi kendisine söyleyebilir. İmanın ne olduğunu ve ne anlama geldiğini de akıl bize tanımlayacaktır . Akıl imanda mündemiçtir. Bu imana da akıl yoluyla varılabilir demektir. Hiç kimse imanın akıldan bağımsız kendiliğinden var olduğunu iddia edemez, etmemelidir zira kavramsallaştırma işlevi aklın meziyetidir. Akıl imanı tanımlar, öznesine imanlı olup olmama seçeneklerini bırakır, iman etmek veya iman etmemek öncelikle aklın değil vicdanın sorunudur.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



1 + 2 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
porno YUKARI antalya escort