Bugun...
Delege pazarında yer bulmak

Vural Dağtekin KARŞI PENCERE
vuraldagtekin@yandex.com
facebook-paylas
 


Dün “Delegelik ve Önemi” konulu bir yazı paylaşmıştım. Orada delegelik konusunun ne olduğunu doğru anlattığımı bugün gelen yorumlardan anladım ve mutlu oldum. Bir noktayı da daha iyi kavradım. Siyaset yapanlar, aslında talip oldukları mevkii ve makamların görev ve sorumluluklarını, üstelik buralara gelmek için bir liyakat gerektiğini çok da bilmiyorlar.

Liyakat; layık olmak, yaraşmak ve yeterlilik anlamına gelir.

Herkes tabii olarak kendinde bu liyakat varlığının olduğunu söyleyecektir. Ancak, liyakat sözde değil icraat ile belli olacağından, olur da görev alınca bu değerlendirmeyi toplum yapacaktır.

Türkiye’de siyaset kurumu liyakatten çok sadakat temelli işlediğinden, çok da aranmayan liyakat, makama gelenlerde eksik olunca, ortaya günümüzde yaşadığımız manzaralar çıkabiliyor.

Sadakat demişken; Siyasi partilerimizde sadakat işleyişi ise çok başlı oluyor. Bu durumu birincisi ve en temeli delege ağasına sadakat, sonra o ağanın rıza gösterdiği grubun liderine sadakat, sonrasında da partinin en başında olan kişiye sadakat olarak sıralayabiliriz.

Tabii ki siyaset yolculuğunun daha en başında sizi delege yapacak kişiye hoş görünme, bağlı olma şartı, zaman içinde düşünmek yerine söylenene uymak olarak bir refleks duruş gelişimine sebep oluyor. Sonrası mı? Sonrası malum değil mi? İlçemizde, ilimizde, ülkemizde ne yaşıyorsak, siyasette etik eksikliğinden bahsediyorsak, temiz siyaset diye yırtınıyorsak, sebebi bu duruş oluyor.

Tabii ki bu durumu bir partiye endekslemeyi de doğru bulmuyorum. Günümüzün parti yapısı lider eksenli olduğundan, parti yöneticileri “Tam Bağımlılık” istiyorlar. Bireysel çıkışlar, üretkenlik, düşündüğü doğruları söylemek ve hayata geçirecek projeler ile toplum karşısına geçmek asla hoş karşılanmıyor. “Hayırdır! Koltuğumuzda gözün mü var?” tabirinden yaklaşımlar, listelerden çizilmeler, görev verilmesine engellemeler ve benzeri haller hemen her partide yaşanabiliyor.

Peki delegeliği değerli kılan nedir?

Sakın bu değerin sebebi, ayda yılda bir seçim olur da önünüze sandık konulduğunda “Hür iradeniz” ile kullandığınız oy olmasın? Mahalle delegesi şimdilik sadece ilçe başkanı, yönetimi ve il delegesi seçebiliyor. Belki ileride belediye meclis üyeleri hatta belediye başkanları da ön seçimler ile belirlenirse o zaman kıymetleri bir tık artacaktır.

Mesela bir partimizde genelde tek liste olduğundan sembolik bir durum yaşanıyor. Ortada seçim yok. Bir nevi onaylama var. Ama onun dışında sadece “Temayül Yoklaması” adı altında fikirleri alınıyor. Liderin kararına bir nebze etki eder mi bilmem ama sandığa bunun dışında gitmiyorlar.

Demokrasiyi biraz daha özümsemiş başka bir partimizde, mahallelerden seçilen delegeler, karşılarına gelen 2 hatta 3 listeyi değerlendirip, sonra da kendilerini delege yapan isimlerin gösterdiği doğrultuda oy kullanıyorlar. Delegenin bağlı olduğu ekipten bağımsız davranıp, farklı bir listeye oy vermesi nerede ise imkânsız diyebilirim. Hoş tabi özgür iradem ile dilediğime oy veririm der ise bir sonraki seçim takviminde bu hareketinin bedeli listeye alınmamak, çizilmek olabilir.

“Çizerlerse çizsinler ucunda ölüm yok ya” diyebilirsiniz. Ama o andan itibaren siyaseten zaten öldünüz demektir. Bir daha muhtemelen hiçbir ekip size güvenmeyecek, farklı adımlar atmanıza, listelerde olmanıza da izin vermeyecektir. “Yok, öyle bir dünya” sözünün anlamını daha iyi kavrayacaksınız.

“Delegenin kazanımları ne ki?” bu kadar önemseniyor derseniz açayım. Birincisi işsizseniz işe alınma ihtimaliniz, diğer partililere göre 10 kat fazlalaşır. İş sahibi iseniz mal ve hizmet satışlarınız katlanabilir. Üstelik elde edeceğiniz avantajı sizi oraya seçenlere karşı dahi kullanabilecek kadar da güçlenirsiniz.

Tabii doğru taraftaysanız! Kimin doğru tarafta olduğunu da ancak sandıklar açılınca öğreneceğinizden analiz yeteneğinizin de çok kuvvetli olması, değil ise bu yeteneği olan delege ağalarına dikkatlice bakmanız gerekir. En çok eleştirdikleri kim varsa ve onun aslında ne kadar iyi bir partili olduğundan bahsetmeye başlamışsa işte o taraf doğru taraftır.

İşin aslı delegelik meziyet değil, iletişim başarısının sonucudur. Çok iyi eğitim alabilirsiniz. Çok başarılı işler yapmış olabilirsiniz. Çok sevilen ve sayılan bir kişi olabilirsiniz. Ama siyaset yapacaksanız, işin başı delegeliktir. Kurulan delege pazarında kendinize bir yer bulursanız bu anlattıklarım işe yarayacaktır. Yok, bulamadıysanız diğerlerinin yaptığını yapın. Bir ağa bulun. Ona yaslanın. Gerisi kolay. Siyasetin temeli budur.

Atatürk’ün “Hiçbir zaman hatırınızdan çıkmasın ki, Cumhuriyet sizden "fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür" nesiller ister” sözünü unutarak siyaseti yozlaştıranların bugünkü tablosuna bakınca, onu hafızamızdan kazımak isteyenlerin niyetini çok daha iyi idrak ediyorum. Ama siyaset kurumu bunun farkında mı? Hiç sanmıyorum.

Yarın ki konumuz. Bir ilçede yapılacak delege seçimlerine, bir diğer ilçe neden müdahil olur?

Kalın sağlıcakla…





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



5 + 3 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
porno YUKARI antalya escort