Bugun...
Demokrasi var ise tercihe saygı gerek

Vural Dağtekin KARŞI PENCERE
vuraldagtekin@yandex.com
facebook-paylas
 


Referandum süreci resmen başlamadı ama her alanda simsarlar pazarlama çalışmalarını başlatarak pazarı kızıştırmaya giriştiler. Simsarlar derken bunu siyaset olarak anlamayın, ticaret yapanından, öğretim üyelerine, hatta din adamlarına kadar vardırabilirsiniz.

Acıdır ama memleketin televizyonlarında melekler ve şeytanlar misal insanın yaradılışındaki süreç bile malzeme oluyor. Televizyondaki İlahiyatçı kimliği taşıyan siyaset simsarı “Evet” demenin melekler ve tabii ki yardanın tarafında olmak anlamına geleceğini betimleyen hikayeler anlatırken, “Hayır” demenin ise şeytana ortaklık olacağını dahi söyleyebiliyorlar.

Bu nasıl olur? Bun nasıl yapılır? Buna benzer hezeyan dolu soru cümleleri kurmayınız. Komik duruma düşersiniz. Zaten yıllardır yapılan da bu değil miydi?

Vatandaşı kurgulamak, “Evet” oylarını kritik eşikten yukarı çekmek için yapılacak işler arasında masum tek eylem sayamazsınız.

Türkiye’de yaygın yani Ulusal denilen büyük medyanın tamamı iktidarın elinde iken, son alınan karar ile Özel TV’lerin ve Radyo kuruluşlarının referandum sürecinde eşitlik ilkesi gözetmelerine gerek olmadığı kararı bile bunun en açık ilanıdır.

Geçtiğimiz genel seçimlerde 140 günden fazla kapatma alan A Haber kanalının başına gelen (Karar asla uygulanmadı) olay bunu yapmayı gerekli kılmış ki hemen önlem alınıverdi. Bir kararname ile sorun çözüldü.

Getirilmek istenen Cumhurbaşkanlığı sisteminin en güzel anlatımıdır. Başka söze gerek yok. Bu gibi pürüzler Sayın Cumhurbaşkanı tarafından yayımlanacak bir kararname ile çözülecek. İktidardan yana isen ayağın taşa takılmayacak.

Şimdi diyecekler ki “Hayır” diyeceksin ya ondan böyle söylüyorsun. Aslında bu işin basit izahıdır. Yasalar herkese eşit uygulansa itirazım yok. Benim itirazım yasaların tek kişiye göre evirilmesinden başka bir şeye değildir.

İtirazım, Kayıtsız şartsız benim hakkım olan egemenliğimiz, bir kişiye teslim edilmesidir. Benim elimde başka ne var ki itiraz etmeyeyim!

Bu ülkede yaşarken keyif aldığım, Müslüman ülkelerin coğrafyasında nerede ise asla uygulanmayan bir yönetime sahip olduğum için gururlandığım Cumhuriyet ve Demokrasinin, içi boşaltılarak anayasa ile otokrasiye dönüştürülmek istenmesine itiraz ediyorum.

Kişiye özel Anayasa yapılmasına itiraz ediyorum.

Egemenliği halktan alıp kayıtsız şartsız Cumhurbaşkanlığı makamına kullandırmak isteyen bu Anayasanın arızalı olduğunu düşünüyorum.

Yoksa derdim ve endişem mevcut Cumhurbaşkanının daha fazla güçlenecek olması değildir. Zaten çok güçlüdür. Zaten OHAL uygulaması sayesinde hiç kimsenin kullanamayacağı yetkileri kullanmaktadır. Hakkını teslim etmek gerekirse gücün hakkını da vermektedir. Alınan kararların tek bir tarafı kayırmasına rağmen sorgulanamaması bile gücün ispatıdır.

Yapılan onca kanuna oy verme sırası geldiğinde tercihi millete bırakanların, “Hayır” oyu vereceklere vatan haini, bölücü vb. sıfatlar ile yüklenmesi demokrasinin de ruhuna aykırıdır.

Madem demokrasi var. Madem önümüze bir sandık konuyor. Madem ki kararı millet verecek. Kararı aldınız. Kampanyalarınızı yapınız. İkna için tehdit değil barış dilini seçiniz.

Adı üstünde tercihtir.

Madem ki halk oylaması yapıyorsunuz, tercihlere saygılı olunuz.

Bu millet kendisi için en doğru tercihi sandıkta yapacaktır. Tehdit ve saldırganlık ile sadece kaos elde edersiniz. Unutmayın dinimiz de sevgi dili kullanır.

Lord Acton’un şu sözü düşüncelerimin yansımasıdır adeta… “Gerçek demokratik ilke, hiç kimsenin halkın üzerinde bir güce sahip olmaması demektir.”

Kalın sağlıcakla…





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



8 + 7 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
porno YUKARI antalya escort