Bugun...
Fırdöndü…

Vural Dağtekin KARŞI PENCERE
vuraldagtekin@yandex.com
facebook-paylas
 


Enteresan bir toplum yapımız var.

Gelen rüzgara göre dönen, bir daha dönen, döne döne başladığı yere gelince ben zaten buradaydım diyebilen, tuhaf ama gerçek misali kişiliklerin renk kattığı orijinal bir ulusuz.

Çıkarın başladığı ve bittiği noktalar arasında yapılanları izlediğimizde “Hadi yahu, bu kadar da olmaz” diye şaşırdığımıza şaşırdığım günler yaşıyorum.

Anayasaya evet mi? yoksa hayır mı? diyeceğiz diye başkalarının ağzından çıkacak cümlelere bakan, kendi idrakini bırakın kullanmayı, kullanmaya tenezzül dahi etmeyen, her olayda çocukluğundaki sınıf hallerine dönüp, yanında yöresinde olanlardan kopya çeken bir hal içindeki toplumumuza neyi anlatacağız?

Bu Anayasa iyi değildir diyene soruyorum “Neden?”, cevap “çünkü falan siyasetçi öyle dedi.”

Bu Anayasa iyidir diyene soruyorum “Neden?”, cevap “çünkü falan siyasetçi öyle dedi.”

İdrakin yok mu senin? Neden bir internet sitesine olsun girip okumazsın bunu ey vatandaş?

Kararını ondan sonra özgür iraden ile vermezsin?

Ben demem ki evet ya da hayır diyelim! Diyemem. Vebalden korkarım.

Sonuçları iyi olursa kimse umursamaz, ama kötü olursa “sen demiştin” deyip beni şahit tutarlar. Vicdan muhasebem bunu kaldırmaz.

Ama topluma daha birkaç ay önce “Demokrasi, ulus devlet, diktatörlüğe hayır” mesajları verip de bugün “o dündü. Yeni şeyler söylemek lazım” diyenleri gördükçe “Vay be” demeden de geçemiyorum.

İster evet, ister hayır deyiniz. Sonuçta 1 oy hakkınız var. Ancak, verdiğiniz oyun neticesinde bugünleri arar hale gelirseniz, ileride bugün emzikli olan bebeniz büyüyüp “Neden bu duruma geldik?” diye sorduğunda vereceğiniz cevabı da şimdiden hazırlayınız.

Hep derler ya; “Toplumlar layık oldukları şekilde yönetilir” diye… Yüzde yüz doğru bir tespittir.

Komşunu, akrabanı, tanıdığını siyasi tercihinden dolayı “Tu kaka” edip ayrıştırırsan, itip kakarsan, günü gelince “bu yanlıştır” diyemezsin. Zaten desen de sana inat karşında olurlar.

Bana aranızda husumet olup da geçmişte yakınlığınız olmamış kaç kişi sayabilirsiniz? Büyük ihtimal ile hiç! Aranızın iyi olmadığı kişi ile kötü olmanız, tanımadığınız biri ile durup dururken küsmeniz mümkün değildir. Bu da o misal… Dün çoban, koyun diye niteledikleriniz bugün sizin kaderinizi tayin ederler, siz de tırmalar durursunuz.

Sevgili okurlarım,

Lütfen bana mesaj atıp, oyunu açıkla demekten vazgeçiniz.

Oyumun ne olacağını bugüne kadar anlamamış olmanız mümkün değil iken bu tavrınız olsa olsa kötü niyettir. Ayrıca benim oyumun ne olacağı değil, siyasilerin ülkeye kendi doğrularını nasıl ikna edici biçimde aktarabileceğinin tartışılması gereken bir dönemdeyiz.

Osmanlı’nın tek adama bağlı, hanedana özel yönetim biçiminden bir Cumhuriyet çıkarabilen toplumumuzun, bu devleti yıksa da yeni bir devleti hemen kurabileceği ne fantezi olarak bakmaktayım.

Her kurduğu devlette dünyanın gıpta edeceği kadar başarılı olan ulusumuzun, bir sonraki deneyiminde bunu bir adım öteye taşıdığını bilmekteyim.

Ancak, bana göre Anayasa’nın şu hali geriye gidiştir. Fakat daha çok okumam, yargı ve yorum dinlemem lazım. Sonrasında gerçekten düşüncelerimin doğru olduğuna inanarak oyumu netleştirmiş olacağım. Fakat bunun için önümde en az 60 gün var. Yani aceleye mahal yok.

Ülkemin önünde kaç zaman var? İşte onu yorumlayamayacağım.

Allah sonumuzu hayır etsin.

Kalın sağlıcakla…





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



8 + 1 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
porno YUKARI antalya escort