Bugun...
İdam…

Vural Dağtekin KARŞI PENCERE
vuraldagtekin@yandex.com
facebook-paylas
 


Bir darbe girişimi furyası geldi, geçti.

Hani eskiden vizyona giren filmlerin 2. 3. hatta 4-5. zafer haftaları olurdu ya… O misal…

Darbecilere karşı zafer kazanan halk sokaklarda, garnizon kapılarında nöbetler tuttu. Bugün son… Ama devam denilse, yok diyen çıkmayacak.

Bize milli değerlerimizi, birlik olunca güçlü olduğumuzu, dosta düşmana daha büyük göründüğümüzü hissettiren, hatırlatan, kanıksatan görüntüler ile dolu 26 günü herhalde asla unutmayacağız. Biraz da süsleyip, gelecek kuşaklara aktaracağız.

Demokrasi uğruna canını veren yüzlerce insanın sembolü olan Ömer Halisdemir’i daha şimdiden Kurtuluş Kahramanı ilan etmedik mi? Ruhu şad olsun. Mekanı cennet olsun.

Onun ve beraberinde o gece şehit verdiğimiz yüzlerce vatandaşımızın ölüm gerekçesi ne idi? Vatana ihanet ederek, ülkeye bir mafya gibi çökmek isteyen çeteye, teröristlere geçit vermemek değil mi?

Onlara borcumuzu, bu ihanet örgütünü hak ettiği cezalara çaptırarak ödemeliyiz.

Yetmez diyenlere cevabım “evet idam geri gelsin” olmayacaktır. Hiçbir idam, hücrede ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasından daha ağır değildir. Dünyada o acıyı çekmeden, birkaç saniyede canını verip gitmek bu hainler için sadece kurtuluş olur.

Ayrıca Türkiye bir muz cumhuriyeti falan da değildir.

Siyasetçilerin halka yalan söylememeleri, onların galeyana geldikleri bu konuda daha da heyecanlanmalarından mütevellit talep ettikleri “idam” hususunun geri getirilse dahi bu örgüt için uygulanamayacağı açık değil midir?

Suçun işlendiği tarihte yürürlükteki yasaların en ağırı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır. Bu sanıklar da yargılandıklarında bu üst seviyeden cezaya çarptırılacaklardır. Yasa değişse de kanun geriye işletilemeyeceğine göre, kimsenin bu konuda bir ihtimal varmış gibi sessiz kalmaması şarttır.

Ben idama karşıyım arkadaş…

Yasalardan çıkarılan bu husus geri gelirse, sonradan ciddi mağduriyetlere yol açacağından da endişeliyim.

Mesela; idam olmasaydı, sonradan “şehit” ilan edilen Adnan Menderes asılabilir miydi? Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan bu şekilde göçüp gider miydi? Yıllarca süren bir öc alma kampanyası yaşanır mıydı?

İdam olmasaydı Deniz Gezmiş asılır mıydı? Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan siyaseten Menderes ve arkadaşlarının intikamı olabilir miydi?

Erdal Eren, sırf ibret olsun diye idam edilir miydi? Kenan Evren denilen o ahlaksız darbeci “Ne yapalım? Asmayalım da besleyelim mi?” diyebilir miydi?

Demokrasilerin kendini koruma garantörü idam cezası değildir. Ahlaklı, vatansever, doğru insan yetiştiren, özgür iradesi ile doğru olanı yapan vatandaşlığa zemin hazırlayan eğitimi vermektir. Herkesin ahlaklı ve düzgün yaşamı amaçladığı toplumlarda idama gerek de yoktur.

Dört duvar arasında kimse ile görüştürülmeden, sadece nefes alarak geçirilen süreye yaşam denmeyeceğine göre, bu ceza idamdan daha ağırdır. Ağırlaştırılmış müebbet en caydırıcı cezadır. Hukuku sürekli değiştirenlerin, yarın o hukuk sebebi ile mağdur olabileceklerini de unutmamaları lazımdır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ne güzel söylemiş: “Her şey kanun yapmaktan ibaret değildir. Aksine her şey o kanunları uygulamak ve uygulattırmaktan ibarettir. Uygulayan, yerine getiren, daima karar verenden daha kuvvetlidir.”

Kalın sağlıcakla…





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



4 + 7 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

escort bayan escort bayan escort izmir escort bayanlar porno istanbul escort bayanlar bursa bayan escort bursa escort bayan gaziantep escort bayanlar denizli escort kizlar izmir bayan escort gaziemir escort porno indir sexizle escort bayan
porno YUKARI antalya escort