Bugun...
İnsanlığa Evet, kulluğa Hayır

Vural Dağtekin KARŞI PENCERE
vuraldagtekin@yandex.com
facebook-paylas
 


Toplumda bir evet hayır diyalogu aldı gidiyor. Değil siyasi toplantılar, açılışlar hatta cenazeler bile evetçi mi hayırcı mı seçilir oldu. Toplum bir kelimenin ardında saf tutup keskinleşirken, keskin sirkenin küpüne zarar olduğunu unutmuş görünüyoruz.

Başkanlık sistemi eğer yüksek standartlar ile gelirse, yani denetlenebilir olursa çoğumuzun itirazları azalacaktır. Ancak, şimdiki gibi sonsuz güç ile donatılmış, onaysız yönetim modeli dünyada pek kabul görecek cinsten değildir.

Tabii ki başkanlık sisteminin iyi ya da kötü yanları vardır.

İyi yanı zayıf koalisyonlarla yönetilen, hükümetlerin sık sık değiştiği ülkelerde görülebilir. Bu ülkeler istikrarlı bir yönetime kavuşmak için başkanlığa geçebilir. Ülkemizde geçmişte koalisyonlar ile geçen yıllar çok oldu. Demokrasi kültürümüz elverse İtalya gibi örneklerin olduğunu hatırlarız. Nerede ise 50 senedir koalisyonlar ile yönetilmesine rağmen dünyanın önemli sanayi ülkelerinden biridir. Ancak ülkemizdeki demokrasi kültürü henüz koalisyon fikrini özümsememize de engeldir.

Kötü yanı ise yürütmenin parlamentoya hesap vermek istemediği ülkelerde gözükür. Bu ülkelerde yürütmenin başındaki kişi kendini parlamentodan bağımsız kılmak ister, her yasa için parlamentonun desteğini almaya çalışmak istemez. Bunun üzerine başkanlığa geçilebilir. İşte bu hal tam da Türkiye sisteminin özetidir. Günümüzde yaşadığımız tartışmaların temelinde baskın karakterin tüm yetkileri toplama arzusundan başka bir şey yoktur.

Toplum bu sistem üzerinden ciddi bir şekilde kutuplaşmaya götürülürken, siyasetin bu duruma seyirci kalması gelecekte yaşanabilecek hareketlerin de fitilini ateşleyecektir.

Ülkede evet diyenler ile hayır diyenler arasındaki gerginlik, belki referandum sürecinde çok iyi kontrol edilerek bastırılabilse de sonuçlar açıklandığı anda her yerde ciddi kavgalar, çatışmalar ve toplumsal olaylar olması ihtimal dahilindedir. Bu sebeple tansiyonu düşürmek en başta siyasetin görevidir.

Özellikle bizim gibi kutuplaşmış, resmen olmasa da fikren bölünmüş toplumlarda yürütmeyi kontrol etmek çok önemli görülür ve yürütme gücünü elinde bulunduranlar, parlamentodaki çoğunluğu kaybetseler bile yürütmeyi mümkün olduğunca uzun süre ellerinde tutmak için başkanlık sistemine geçmek isteyebilir.

Ülkenin gidişatı referanduma gidiyoruz diye çok kötü görünmüyor. Esnafa, sanayiciye, çiftçiye, her kesime teşvik ve destekler konusunda ciddi sözler veriliyor. Bunların hazırlığı dahi ayları bulacakken, sanki yarın verilecekmiş gibi umut dağıtılıyor. Toplum aslında alınamayacak destekleri bir bir kendi ödeyeceğini ağır vergi yükleri ile ezilmeye başladığında daha iyi hissedecektir.

Türkiye gibi köklerinde bir liderin söylediği ya da yaptıkları ile mutlu olma ihtimali yüksek ülkelerde bazen konuyu ne kadar anlatsanız boştur. Bizim vatandaşımız öncelikle ona ne verdiğinize bakar. Evde tencere kaynıyor, TV’sini açtığında neşesini buluyorsa, tuttuğu takım kazanıyorsa, ay sonunda faturaları ödedikten sonra biraz da kenara koyabiliyorsa iktidardan memnundur. Genelde de o doğrultuda oyunu kullanır.

Türkiye referanduma giderken bunun bir seçim değil tercih olduğunu, verilen oyun iktidarı değiştirmeyeceğini tersine sadece yönetim sistemini değiştirebileceğini, şu an işi gücü yerinde olanların gelecekte yaşanacak sistem değişikliği ile ellerindeki imkânları kaybedebileceğini anlatmak, yani bunun bir kumar olduğunu vurgulamak bile strateji iken, karşısındakine saldıran, hakaret eden, aşağılayan bir kampanya yapmanın da doğru olmayacağını düşünenlerdenim.

Düne kadar 550 milletvekiline çok diyen ülkenin nerede ise meclisin yetkileri kuşa döndüğü halde 600 sayısına ve bunun getireceği yüke karşı çıkacağını en iyi bilenlerdenim.

Hayır demek yerine vatandaşa sadece onların kafalarından geçen tereddütleri hatırlatmanın doğru olacağını, bastıra bastıra yönlendirmek yerine özgür iradesi ve vicdanı ile sandığa göndermenin daha başarılı sonuç aldıracağına inananlardanım.

Elhamdülillah Müslümanım. Allah’tan gayrı kimseye kul olmam. Atatürk ile bitirilen Kulluk vasfının, bir oldubitti ile millete yüklenmesine de evet demem der işime bakarım.

Benim milletim en doğrusunu bilir. Bazıları şaşırıp onu eşek yerine koymak ister de semer vurmaya kalkar ise ne yapacağını bilir.

Kalın sağlıcakla…





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



4 + 7 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

escort bayan escort bayan escort izmir escort bayanlar porno istanbul escort bayanlar bursa bayan escort bursa escort bayan gaziantep escort bayanlar denizli escort kizlar izmir bayan escort gaziemir escort porno indir sexizle escort bayan
porno YUKARI antalya escort