Bugun...
İntihar bombalarına taviz vermeyelim

Vural Dağtekin KARŞI PENCERE
vuraldagtekin@yandex.com
facebook-paylas
 


Günümüzde, zayıfların silahı olarak genel kabul gören intihar saldırıları, batılı toplumlarda en küçük bir saldırı olasılığının dahi paranoya oluşturduğu belki de en etkili bir psikolojik savaş vasıtası haline de gelmiştir.

İntihar saldırıları ile yüzyıllardır emperyalist güçlerin baskısı altında yaşadıklarını düşünen fakir toplumlar, atom bombalarından, bombardıman uçaklarından ve devasa ordularından korktuğu batılı ordulara zor anlar yaşatmanın “zevkine” varmışlardır.

Bunun en bariz örneği kamikazelerdir. Japon savaş uçaklarının pilotları ülkelerine doğru ilerlemeye çalışan ABD gemilerine önce bombalar yağdırmış, batırmaya muvaffak olamadıkları gemilere ise intihar dalışı yaparak uçaklarını ve canlarını feda etmişlerdir. Bu eylem tarihe “kamikaze” olarak geçmiştir.

Yani aslında “Alamut” ve onun gaddar lideri olarak ünlenen “Hassan Sabbah” sonrasında İslam’a giydirilmeye çalışılan “terörist” elbisesinin en önemli unsuru olan intihar eylemlerinin savaşlardaki en önemli uygulayıcıları “Budist” olarak bildiğimiz Japonlar olmuştur.

Diğer bir örnek de Humeyni İran’ından verilebilir. Irak ile savaşta zorlukla ilerleyen, üstelik Batı desteğini alan Irak karşısında savaşı kazanması bile mucize olarak görülen İran, okullardan devşirdiği intihar komandoları ile en azından yenilmekten kurtulmuştur. Irak’ta yaşanan Kerbela olayını öne çıkarıp, Saddam Hüseyin’i de şeytanın temsilcisi olarak anlatan İranlı beyin yıkayıcılar bu savaşa sürdükleri binlerce intihar komandosunu, gerek mayın döşeli arazileri açmakta, gerekse düşmana ilk anda korku vermek adına ilk saldırılarda kullanmak ile ünlüdür. Savaşın kazananı olmasa da İran’ın bu yöntem ile dönemin tüm teknolojik imkânlarını kullanan Irak karşısında en azından mağlup olmadığı da kabul edilmiştir.

Özellikle Irak-İran savaşı sonrasında efsaneleşen bu yöntem, korku salmak, pazarlıklara güçlü oturmak adına Batılı ve İsrail Gizli Servislerinin de başvurduğu bir silaha dönüşmüştür. İslam coğrafyasında hakları gasp edilen, insanca yaşamaktan bir şekilde alıkonan, eğitimsiz bırakılan, gelecek umudu elinden alınan birçok genç, hem batılıların, hem de onların maşası olan bölgede faaliyette olan örgütlerin elinde ciddi bir koz olarak tutulmaktadır.

El Kaide terör örgütünün lideri Usame Bin Laden’in ölümü sonrası stratejisini değiştirip artık bir devlet olma yolunda desteklediği Iraklı unsurların kurduğu, sonrasında batılı gizli servislerin elinde oyuncak olan IŞİD denen yapı, bu kozu hayli güçlü kullanmaktadır. Taktiğini bölgede yan yana savaştığı PKK örgütüne de öğrettiği zamanla anlaşılan bu örgüt, İslam adını kullanarak, sözde cihat ederek her gün birçok masumun kanına giriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın terör örgütlerine çağrı yaparak “Topunuz gelin” dediği konuşması sonrasında bölgede artan terör olaylarına ek olarak sivil halkı katletmeye yönelik en acımasız eylem Gaziantep’te gerçekleşti.

Dünya tarihinde eşine az rastlanan şekilde 12-14 yaş arasında bir çocuğu kullanacak kadar gözü dönmüş bu örgüt, çoğu kadın ve çocuk 54 kişiyi katletmekle kalmadı, ülkemize de derin bir acı verdi.

Açıkçası bu son eylem değildir. Dahası da gelebilir. Bunları önlemekle görevli olan emniyet ve istihbarat güçlerimizin ülkedeki soruşturmalar sebebi ile ciddi zafiyet yaşadığı bellidir. Ama yılmamak ve içimizdeki pisliği temizlerken, dışarıdan bunu yapmamızı isteyenlerin oyunlarını da bozmak zorundayız.

Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlettir. Daha önce de bu tip olayları yaşamıştır, yaşayacaktır. Ancak, bilmeliyiz ki biz içimizi temizlemedikçe bu olaylar bitmeyecektir.

Kurtuluş Savaşı, 19 Mayıs 1919’da başlamış ve 24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaşması ile sona ermiştir. Üstelik o dönemin devleti karşısında sadece yabancı ülke askerlerini bulmuş ve savaşı onlar ile yapmıştır. Kurtulup, kurulmak için 4 yıldan fazla beklemiş bir milletin torunları olarak, 15 Temmuz’dan bu yana geçen 5 haftayı çok görmeyelim. Sıkıntı da olur. Can kaybı da olur. Ama bu devlet muhakkak tekrar güçlenir ve ayağa kalkar. İnanalım ve çalışalım.

Güzel günler bu ülke için de gelecek. Ferden görürüz, göremeyiz o başka...

Kalın sağlıcakla…





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



7 + 3 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
porno YUKARI antalya escort