Bugun...
Lidere destek lazım! Boş ver yahu delege seçimi var!

Vural Dağtekin KARŞI PENCERE
vuraldagtekin@yandex.com
facebook-paylas
 


Bugünlük delege konusunda affınıza sığınarak, CHP’li il başkanlarının Nevşehir’de Kapadokya Kartal Otel’de yaptıkları toplantıya değinmek istiyorum.

Öncelikle Kartal Belediye Başkanı Altınok Öz’ü kutlamak isterim. Böylesi önemli işlere ev sahipliği yapan oteli ilk aldığı günden itibaren eleştiri bombardımanına tutulmuştu. Eleştiriler iktidar partisi kadar kendi partisinden de geliyordu.

Gerçi İstanbul İl Başkanı Sayın Cemal Canpolat oraya gitmedi ama birçok il başkanının varlığı ve liderleri Kemal Kılıçdaroğlu’na oradan verdikleri destek Türkiye’nin her yanından duyuldu. Bölük pörçük görüntü verseler de CHP’nin il başkanlarının ortak dili benimseyerek “Liderimizin yanındayız” mesajı vermiş olmaları siyasetin yarınları için önemlidir.

Farkında mısınız bilmiyorum ama ülkenin en büyük muhalefet partisi ve Cumhuriyetimizin kurucu unsuru CHP’nin Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bir süredir ciddi tehdit altında çalışmalarını sürdürüyor.

Açıkça ismi verilerek Cumhurbaşkanı ve Başbakan tarafından hedef gösteriliyor. “Seni de tutuklatacağız” imaları ile dolu konuşmalarda ciddi zan altında bırakılıyor. Gerçi 2002’den bu yana gelenek böyledir. Biraz sivrilen, iktidara alternatif olan, güçlenen tüm isimler ya törpülendi, ya mahkemelere gitti. Ya tutuklandı ya da yurt dışına kaçmak zorunda bırakıldı.

Hemen her alanda sadece siyaset değil, medya, bankacılık, hukuk ve diğer sektörlerden isimlerin yurt dışında olduklarını, hala sonuçlanmayan davalar ile dönmemeleri için baskı altında olduklarını görüyor ve biliyoruz. Sonuçlananlar ise Yargıtay’da yıllardır bekletiliyor. Olmadı AİHM’de gün sayıyor. Yani ülkede muhalefet liderliği, hatta bu göreve soyunmak bile başınıza iş açabiliyor.

Gelişmiş demokrasilerde haber olduğunda hükümetleri düşüren, devlet başkanlarına istifadan başka seçenek bırakmayan konular, ülkemizde “Devlet Sırrı” sayılıyor. Yayınlayan gazeteci, yayınlanmasına kaynak olan siyasetçi ya yurtdışına kaçıyor, ya hapislerde çürümeye bırakılıyor. Kimse dönüp de “iyi ama siz de suç işliyorsunuz. Bu suçun karşılığında neden yargılanmıyorsunuz?” demiyor, diyemiyor.

Ben gazeteciyim. Haberin “Devlet Sırrı” olamayacağını öğreten bir neslin öğrencisiyim. Neyin ülke menfaat olduğunu, neyin ülkeye ihanet sayılacağına da politikacıların karar veremeyeceğini iyi bilirim. Türkiye Cumhuriyeti’ni baskı altına alan, darbeye yeltenen, devletin en mahrem yerlerine nüfuz eden FETÖ belasının kiminle birlik olduğunu, kimlerin sayesinde palazlandığını, işler ortaya çıkınca kimlerin “kandırıldık” dediğini bir bir izlerken, hayatını bu çarpıklıklar ile mücadeleye adamış olanların hainleştirilmesine sessiz kalınmasına evet demeyeceğim.

Ancak, CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun içinde bulunduğu durumun sebebinin kendi tercihleri olduğunu göremeyecek kadar da saf değilim. Sayın Kılıçdaroğlu partinin içerisinde kendisinin gidişini kollayan unsurların bu süreçte neden sessiz kaldıklarını sorgulamadıkça, bu fırsatçı kesim ile hesaplaşmadıkça partinin yarınları olmayacağı kanaatindeyim. Partisinin lideri ciddi itham altında iken bölgesindeki delegelik takvimi için gece gündüz mesai harcayıp kafasını kumdan çıkarmayan bazı basiretsiz parti yöneticilerinin, ülkenin değil kendilerinin ikbalini düşündükleri açıktır.

Ülke elden giderken, genel başkanları sürekli hakaretlere ve ithamlara karşı mücadele verirken, kendi ilçesinde iktidar partisinin ilçe başkanının genel başkanı hakkında söylediği sözleri dahi es geçen, kamuoyu huzuruna çıkıp “Genel başkanımın haysiyetli duruşunu kamuoyu iyi bilir. Siz bunları söyleyebilecek konumda değilsiniz. Haddinizi ve yerinizi bilin” diyemeyecek kadar küçülen ama kendisine karşılık veremeyecek kadar zayıf bir üyesini tokatlayan, tartaklatan, itip kakan, yani söz konusu kendi nefsi olunca aslan kesilen parti yöneticilerini de kamuoyunun takdirine havale ediyorum.

Kendi görevlerini yapamamalarını, liyakatsiz oluşlarını göremeyen ama bizim satır aralarımızdan ilgisi olmayan kişilere baskı unsuru oluşturan bu gibi kişiler yönetimlerden temizlenmedikçe, CHP kendine gelmez gelemez. Yanlış anlamayın İstanbul’un birçok ilçesinde bu durum yaşanıyor. Belediyesi ile kavga etmekten, parti işleri ile ilgilenmeye fırsat bulamayan ilçe başkanları olduğu gibi, ilçesini hatta illeri dizayn etmeye çalışan belediye başkanlarını da görüyor ve izliyoruz.

Unutmadan… Partisini her şeyden üstün tutan ve tüm gücünü liderine yapılan haksızlıklara karşı kullanan Altınok Öz gibi bir değerin hakkını da tekrar teslim etmek gerekir. Önce “Adalet” yürüyüşünde, şimdi il başkanları zirvesinde sergilediği tutum ile hafızalarımızda yer etti. Söylem ve eylemleri ile sözde değil özde partili olduğunu herkese gösteriyor.

Sayın Kılıçdaroğlu, umarız bu süreci iyi okur ve gereğini bu defa yapar. Yoksa “bir Kemal gider, bir Kemal daha buluruz. Çıkarlarımıza bakalım. Dikkat çekmeyelim” diye yürüyen bu tip politikacılar ile bırakın iktidar olmayı, hapislerde sürünmediğinize şükredersiniz.

Kalın sağlıcakla…





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



7 + 7 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

escort bayan escort bayan escort izmir escort bayanlar porno istanbul escort bayanlar bursa bayan escort bursa escort bayan gaziantep escort bayanlar denizli escort kizlar izmir bayan escort gaziemir escort porno indir sexizle escort bayan
porno YUKARI antalya escort