Bugun...
Siyasetin Pay Kavgası bitmez

Vural Dağtekin KARŞI PENCERE
vuraldagtekin@yandex.com
facebook-paylas
 


Günlerden Pazartesi…

Hafta sonu CHP delegelik seçimleri ile geçince, alınacak sonuçları üç aşağı beş yukarı tahmin ettiğimden, kesinleşmeden yorum yapmak istemedim. Yarın o konulara girişiriz.

Ancak, bu delegelik seçimlerinde izlenen politikaları görünce, her şeyin masada olduğu gibi durmadığını, masadaki hesabın sandığa uymadığını öğrendim. Bir yandan demokrasi adına sevinirken, diğer yandan bir siyasi partide bu kadar ayak oyununun olmasına da üzüldüm.

“Sen yapma ben yapayım”, “sen yeme ben yiyeyim” diyenleri çok gördüm de “sen olma ben olayım” diyeni de bu süreçte gördüm. Bir de hazırcılar var. Onların seçimleri çalışmadan masa başında kazanma hayallerini pek sevdim. Aşağıdaki hikâye onlara gelsin.

Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon un bir muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:

- Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zapt etmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon:

- Evet, demiş. Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.

***

Tabii ki delege hesaplarında en önemli iş istihbarat elde etmektir. Karşı ekip ne planlıyor. Kimlerden destek alacak. Bunu öğrenebilmek mümkün değildir. Eğer ki mümkün olsa sonuçlar daha farklı olurdu. Buna örnek bir kıssamız da var.

Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:

- Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş.

Vezir:

- Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış:

- İyi, ben de bilirim.

***

Tabi Kartal’da delege seçimleri var iken ülkede gündem hızla kayıyordu. AK Parti içindeki istifaya çağırma ve görevden alma tefrikalarını okurken, bir yandan da Motorlu Taşıtlar Vergisi’ne önce yüzde 40 zam yapma teklifini, sonra da bunun yüzde 15’e çekilmesi ile mutlu olan halkı görünce aklıma şu söz geldi.

Eski Roma'da eyalet valilerinden biri, Kayser Tiberius'a vergilerin artırılmasını teklif edince, şu cevabı almış:

- İyi bir çoban, koyunlarının yününü kırpar ama derisini yüzmez.

***

Bir de iktidar mensubu olup, aldığı işi, ihaleyi beğenmeyenler var ki işte bu gruptakiler ne söylesek hak ediyorlar. Milyon milyon götürüp sonra da “Bana az verdiler” diye kavga etmeleri yok mu? İnsan tiksiniyor. Bu hikaye de onlara gelsin…

Fatih Sultan Mehmet, adamları ile gezerken, yanına sokulan dilenciye bir altın vermiş. Dilenci parayı alınca:

-Aman Sultanım, demiş. Koskoca bir padişah, kardeşine bu kadar para verir mi?

Fatih Sultan Mehmet, nereden kardeş olduğunu sorunca, dilenci:

-İkimiz de Hazreti Adem'in çocukları değil miyiz? demiş. Elbette kardeşiz.

Sultan Fatih:

-Bu keşfini sakın başkasına söyleme, diye gülümsemiş. Diğer kardeşlerimiz de pay isterse, sana zırnık bile düşmez.

Yani… Siz siz olun. İktidar sahiplerinden pay istemeyin. Bırakın pay almayı, elinize eğer geçiyorsa üç beş kuruş, ondan da oluverirsiniz.

Kalın sağlıcakla…





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



1 + 9 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

escort bayan escort bayan escort izmir escort bayanlar porno istanbul escort bayanlar bursa bayan escort bursa escort bayan gaziantep escort bayanlar denizli escort kizlar izmir bayan escort gaziemir escort porno indir sexizle escort bayan
porno YUKARI antalya escort