Bugun...
Vay halimize…

Vural Dağtekin KARŞI PENCERE
vuraldagtekin@yandex.com
facebook-paylas
 


Son 1 aydan bu yana Türk Siyasi hayatının en büyük komedisini ibret ile izliyoruz. İktidar partisi “Metal yorgunluk” bahanesi ile bazı belediye başkanlarına “İstifa et” çağrısı yapıyor.

Başta pek anlaşılamayan bu durum, zaman içerisinde su yüzüne çıkan yönleri ile gerçekten iyice tuhaflaşıyor. Yapılan açıklamalar, gerçek demokrasinin hüküm sürdüğü ülkelerde “suç” sayılabilecek iken bizde “Liderin hakkı” gibi sunuluyor.

Partisinin “tek” adamı olan AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “bıraksın, gitsin” dediği bu belediye başkanlarından en sorunsuz gideni İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş oldu. O bile istifası ile gündeme damga vurdu. Açıklamasında açıkça söylemese de “mağdur” olduğunu her kesime onaylattı.

Peki bu süreçte yaşananlara nasıl normal bakabiliriz?

Bakınız Ankara’nın 23 yıllık belediye başkanı Melih Gökçek, direnmiyor gibi yapsa da sürekli bir zaman kazanma çabası içinde duruyor.

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, “kolay kolay istifa etmem” demeye getiriyor.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ise hiçbir telkine dahi kulak asmadan “kolaysa görevden alın” demeye getiriyor.

Bu meydan okumalara ve görevde kalma çabalarına AK Parti içinden de destek az değil gibi görünüyor. Yani liderin “ol” dediğine herkes “olur” demiyor.

Bu işin bir yönüdür

Ancak önemli bir yöndür. Eğer ki o başkanlardan 1 tanesi dahi görevini bırakmaz ise o zaman geriye ikinci yol kalıyor ki bunu da hiç istemiyorlar. Açıklamalardan da bu anlaşılıyor.

Ne diyorlar?

Eğer bu başkanlar istifa etmezler ise haklarında değişik dosyalardan soruşturma açılacak. İçişleri Bakanı devreye girecek ve o başkanı görevden alacak. Mahkum olur ise başkanlığı düşürülecek. Olmazsa da zaten seçim geleceğinden görev süresi dolacak.

İyi güzel de bu süreçte de her kafadan ses çıkacak. Muhalefete bol malzeme verilecek. İşin bu yönü karar vericilerin uykularını kaçırıyor. 17-25 Aralık gibi olmasa da partinin ağır bir darbe alması kaçınılmaz olacaktır. İşte bu sebeple bu yol arzu edilmiyor.

Bence de bu ikinci yolu kullanmayacaklar.

Çoğu kimsenin konuşmadığı, nedense muhalefetin de üstüne ısrarla basmadığı bir taraf var ki beni çok rahatsız ediyor.

Çıkıp “Kardeşim siz bu başkanlar hakkında suç işledikleri yönünde kesin kanaatiniz var ise neden dosyayı ortaya koymuyorsunuz da şantaj yapıyorsunuz. Bir hukuk devletinde işlenmiş suçu gizlemek suçtur. Ortada suç olduğunu bilirken bu konuda işlem yapmamak da suçtur. Herkes bu suça ortaktır.” denilmemesi gerçekten çok şaşırtıcıdır.

Kaldı ki muhalefetin görevi de bunu dile getirmektir.

Benim tespitim ise şudur.

İstifası istenilen belediye bakanları kadar onun attığı imzalara ortak olanlar da AK Partilidir. Bunların arasında siyasetten gelmiş, siyaseten görev verilmiş isimler de vardır. İmzalar ortak ise suç da ortak olacağından, eğer bir dava olacak ise bu kişiler de yargılanacaktır.

İşte tam da bu sebep ile istifa en hayırlı yol olarak düşünülüyor. Etmekte direnene şantaj yapar gibi dava tehdidi iletiliyor.

Yoksa ortada bu irade varken o başkanların direnmesi de mümkün değildir.

Sonuç olarak; Türkiye’de siyaset emsali görülmemiş bir suç işliyor. Tehdit ve şantaj aleni yapılıyor. Bunu yapan iktidar olunca, yaptıkları da iktidarın üyeleri olduğundan, muhalif olan, muhalif düşünen herkes tedirgin oluyor.

Kendi iç kavgasında bu derece katı olan yarın bize ne yapar demekten kendini alamıyor.

İzleyip, göreceğiz.

Kalın sağlıcakla…





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



6 + 1 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
porno YUKARI antalya escort