Bugun...
Yeni Sistem Huzur Getirecek mi?

Vural Dağtekin KARŞI PENCERE
vuraldagtekin@yandex.com
facebook-paylas
 


Son yılların en çekişmeli seçimi olacağı iyice netleşen 24 Haziran için Türkiye nefesini tuttu CHP adayının resmileşmesini bekliyor. Siz bu satırları okurken adayın resmen açıklanmış olacağını bilerek bu yazıyı kaleme aldım. Bakalım analizimi ne kadar benimseyeceksiniz.

Önceliğimi bu seçimin muhtemel çıktılarına vereyim.

Toplum iyice kamplaşacak…

Yanlış değil gerçek bir tespittir. Yaşayarak göreceğiz. Düne kadar sadece siyasi söylemler ile gerginleşen sosyal yaşamlarımız, artık doğal akışı ile gerilecek. Siyasi söylemler, hayatın doğal akışı ile birleşecek. Bu da kamplaşmayı keskinleştirecek.

Var olmak ya da olmamak…

Aslında 5 yılda bir kez Cumhurbaşkanı seçimi yapacağımız halde, bu sistemin doğası ve ülkemizin yozlaşan siyasi kültürü gereği kaybeden taraf iyice zayıflatılacak. Güçlü Cumhurbaşkanı, güçsüz muhalefet için elinden geleni yapacak. Kamu kaynaklarına herkesin adilce ulaşması iyice zorlaşacak. İhaleler ve tüm gelirler iktidar çerçevesinde dağılacak. Bugüne kadar yapılan tüm denetimleri bir yana koyacak ve artık bir kişinin ağzından çıkacak söze göre yaşar hale geleceğiz. Bunlar benim değil, anayasa hukukçularının da etrafında buluştuğu fikirlerdir. İşte bu bile toplumu var olmak ya da olmamak düzleminde ciddi olarak karşı karşıya getirebilecektir.

İki partili sistem değil, çok partili iki kutuplu sistem olacak.

Türkiye Cumhuriyeti’nde faal olan partiler daha 10 sene yani 2 Cumhurbaşkanlığı süresi kadar dönemde ittifakla hareket edecektir. Bu konuda herkes hemfikir. Ama bu süre sonunda büyük olan küçük olanı seçimlerde yutacak. Parlamento çoğunluğu için yapılan ittifaklar dahi zorlaşacak. Ülke iki partili ABD gibi seçimleri yapacaktır.

Peki sistemin artıları yok mu?

Tabii ki her sistemin olduğu gibi Cumhurbaşkanlığı sisteminde de artı yönler var.

Öncelikle karar alma ve uygulama süresi çok kısalacak. Kanun çıkarma konusu bile kriz olmaktan çıkacak. KHK ile yapılacak ön düzenleme sonrası TBMM bu konuda bir düzenlemeye gidecek, o karar meclisten çıkana kadar mevcut durumu KHK resmileştirecek. Fakat bu avantaj Cumhurbaşkanı’nın TBMM’de çoğunluğa sahip olan partinin üyesi olması halinde mağduriyetlere yol açan hallere de sebep olması ihtimali var.

Yine ülkenin dış ilişkilerinde düzenlemeler ve anlaşmalar için malumunuz TBMM onayı aranıyor. Bu onay yine var ama anlaşma imzalamaya engel değil. Yani Cumhurbaşkanı istediği ülke ile mutabakatını yapacak. Meclis de bunun son halini onaylayacak. Burada TBMM bir nevi aradan çıkarılmış gibi görünüyor. Ne var bunda diyebilirsiniz. Ancak TBMM’de tartışılmadan yapılan anlaşmalar sonradan kamuoyunda kabul görmez ve iptaline gidilirse hem ülke ilişkilerini hem de ekonomiyi sarsabilecek bir hale dönüşebilir. Yani karar almanın basitliği, sonradan ciddi maliyetlere de yol açabilir.

Bu sistemin asıl etkisi parti yapılanmalarına olacak…

Neden diye soranlara cevabım basit olacaktır. Çünkü ülkeyi ve partiyi yönetecek olan kişi sisteme göre aynı olacağından (CHP şimdilik bunu kabul etmedi) Cumhurbaşkanı’nın yapacağı bir düzenleme ile hem il hem ilçelerde ofisler kurarak kendi sokak yapılanmasını dahi hayata geçirebilir. Buna kanuni bir engel yok. Mevcut durumdaki gibi lidere en yakın kişiler, partiden de güçlü hale gelebilir ki bu bana göre siyasal sistemi en çok tehdit eden husustur. Özellikle bu fikrime deli saçması diye bakanlar olacaktır. Günümüzdeki durumun bundan farklı olmadığı da bir gerçektir. Ancak sistemin yürürlüğe girmesi sonrasında bu tarz siyasetin baştaki kişiye maliyeti olmayacağından, çok sorunlu bir siyasete hazır olmalıyız.

Peki iyi bir şey olmayacak mı?

Tabii ki olacaktır. Ama onu ancak yaşayarak göreceğiz.

Kalın sağlıcakla…





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



5 + 6 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
porno YUKARI antalya escort