Bugun...
Yeni yıl umutları…

Vural Dağtekin KARŞI PENCERE
vuraldagtekin@yandex.com
facebook-paylas
 


Yöneticiler hakkındaki bazı ayetler:

“Davud! Biz seni ülkede hükümdar yaptık, sen de insanlar arasında adaletle hükmet, keyfine/nefsinin hevesine uyma ki seni Allah yolundan saptırmasın.”(Sad, 38/26).

“Resulüm! eğer hüküm verirsen, aralarında adâletle hüküm ver. Şüphesiz Allah, adâletli davrananları sever.” (Maide, 5/42).

“Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emreder. Allah bununla ne de güzel öğüt veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi iştendir, her şeyi görendir.”(Nisa, 4/58).

"Hasılı, başlangıçta Mûsâ’ya, kendi kavminden, genç bir kuşaktan başka iman eden olmadı. Kavmi, Firavun’un ve yöneticilerin, kendilerine işkence edeceklerinden korkuyorlardı. Çünkü Firavun o ülkede son derece despot ve çok aşırı gidenlerdendi." (Yunus, 10/83)

Öyle görülüyor ki, yöneticilerin en büyük görevi, adaletli olmaktır. Yönetilenlerin en büyük görevi de, bu adaletli hükümlere uymaktır.

Ülkemizde iktidar ve muhalefet arasında yaşanan “Adalet” konulu tartışmalara baktıkça, dinin emirlerini sürekli önümüze koyanlar ile din ayrı dünya ayrıdır diyenlerin savaşını izlediğimizi daha iyi anlıyorum.

Fakat, nasıl ki Sıffin Savaşı’nda Kur’an-ı Kerim sayfaları mızrakların ucuna takılarak kaybedilen savaş Muaviye ordusu tarafından kazanıldı ise günümüzde de dini bayrak yaparak topluma hükmetmek herhalde en güçlü siyaset aracı oldu.

Dileğim odur ki yönetenler ne o kutsal sayfaları bayrak yapsın ve toplumu böylece idare etsin, ne de dini tümden reddederek farklı bir nizam inşa etsin.

İşte ülkemizin yaşadığı şu terör ve savaş manzarasına baktıkça, yönetenlerin topluma sorumluluğunun büyüklüğünü bir kez daha görebiliyoruz.

Yılbaşı gecesini kana bulayan o zalim yürek bu toplumun içinden nasıl çıkar?

Yok, başkası ise biz bu duruma nasıl geldik?

İktidar kavgası, güç savaşları derken geldiğimiz bu noktada artık topyekun birlik olmalı ve bu belayı içimizden söküp atmalıyız.

Kontrolü bir kez yitirdiğinizde, ülkenizin nasıl kana bulanacağını gösteren bir Suriye örneği orada iken ülkemizde kardeş kavgasına göz göre göre sürüklenmemize sevinenlere hayret ile bakmaktayım.

Beğenmediğiniz iktidar gitsin diye ülkenin ateşe, kana bulanmasına sevinmek ve seyirci kalmak en büyük günahtır. Demokrasiden bahsederken, demokrasi dışı yöntemleri özlem ile ananlar, gün gelir o kaosta boğulurlar.

Ne ülkem yansın, ne insanlar ölsün, ne dünya kaosa sürüklensin.

Ben barış diyorum. Barış istiyorum. Ama isyan edenin mazlum, düzen sağlamak isteyenin de zalim ilan edilmesini de istemiyorum. Akan şehit kanını hiçe sayanlara, onlar için tek söz etmeyip, isyan içinde ölenleri bayrak yapanları, sadece onları savunanları anlayamıyorum. Benden olan ölmesin demek yerine, kimse ölmesin demedikçe bu ateş sönmeyecek. Umarım ortak akılda buluşur ve yüzyıllardır olduğu gibi yine kardeşçe devam ederiz.

Güçlü Türkiye çatısı altında yaşamaya devam ederiz.

Benimki bir umut… Bir dilek…

Kalın sağlıcakla…





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



3 + 5 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
porno YUKARI antalya escort